Taşgetiren: ‘Devlet her kimse Sinan Ateş cinayetini aydınlatmalı’

Karar yazarı Ahmet Taşgetiren, üzerinden bir yıl geçmesine rağmen Sinan Ateş cinayetinin aydınlanmamış olmasını gündeme getirdi, MHP ve ülkücü camianın Ateş’e sahip çıkmaması nedeniyle örgüt içi infaz ya da devlet içinden destekli bir cinayet olasılıklarının da değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Taşgetiren, Sinan Ateş’in ailesinin acılarını içine gömüp köşesine çekilmediğini, devletin bu cinayeti açığa çıkartmasını beklediklerini yazdı.

Ahmet Taşgetiren’in “Sinan Ateş cinayetini çözmek” başlıklı yazısının ilgili bölümü şöyle:

“Ama, garip olan şu ki, cinayet zanlıları arasında ülkücü diye bilinen isimler var, o ülkücü isimlerden birilerinin bir MHP milletvekili ile süreç içinde teması var. Daha ilginci, ülkücü camia Sinan Ateş’e sahip çıkmıyor.

Dosyaya giren bilgilere bakıldığında cinayet zanlıları arasında ’Sinan Ateş’in ipinin çekildiği, kaleminin kırıldığı’ ve o yüzden infaz sürecinin başladığı yolunda konuşmalar olduğu görülüyor.

Yani demek ki, ’Bir yerler’ var, orada ’birilerinin infazına karar verilebiliyor’, o kararlar birilerine iletiliyor, görevlendirmeler yapılıyor, ’Devletin içine bile uzanılarak’ bilgiler toplanıyor, sonunda infaz gerçekleştiriliyor. İnfazdan sonra susmak gerekiyorsa susuluyor, konuşmak gerekiyorsa konuşuluyor.

Şu okuduğunuz paragraf, Türkiye’yi yönetenler için sarsıcı bir muhteva taşımıyor mu?

Bir kere Sinan Ateş, ülkücü camia içinden biri. Sonuçta o katledildiğine ve cinayete karışanlar da o camia ile bağlantılı insanlar olduğuna göre, içerde bir şeyler oldu ve o sebeple infaza karar verildi, demektir.

O zaman içerde, bir insanın, dün başkanınız olan insanın infazına karar vermeye yol açan bir iş olmalı ve o işin ’infaz gerekçesi!’ olabileceğine karar verecek bir yapı olmalı, değil mi?

(…)

Sinan Ateş cinayeti, çok açık bir ’örgüt içi infaz’ niteliğinde gözüküyor. Niye oldu bu? Kim karar verdi infaza?

MHP’nin bir lideri var. Belli ki sayın Bahçeli, ’Ülkücü camia’nın da lideri konumunda. Sayın Bahçeli’nin, epeyce bir zamandır, iktidarın da etkili bir paydaşı olduğunda kuşku yok. İktidarın Ak Parti kanadının, bu arada tabii ki sayın Cumhurbaşkanı’nın, iktidar paydaşlığı olmasa dahi, ülkeyi yöneten kadrolar olarak, bu cinayetin irtibatlarını – iltisaklarını ortaya çıkarma konusunda azami hassasiyeti göstermeleri gerekirdi. ’İktidar paydaşlığı’nın ise, cinayet üzerinde yeterince hassasiyet gösterilmediği ölçüde problem haline geleceği açıktır.

Bir de, cinayet zanlılarının, mesela devlet içinden birileri ile işbirliği söz konusu ise, bu işbirliğinin nasıl, hangi boyutta gerçekleştiğinin araştırılması ’Devlet içinde paralel yapı’ gerçeğiyle tanışan Türkiye için hayati önem taşır. Bu yapılanma Emniyet içinde, Yargı içinde, daha genelde güvenlik birimleri içinde gerçekleşmiş ise, bu daha da sıkıntılı bir durumu ortaya çıkarır.” (HABER MERKEZİ)

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*